18.11.2011

Paris Notları 2

Champs Elysees




Champs Elysees;
Gezimizin ikinci noktası Champs Elysees'e oldu. Ben, pek abartılacak kadar güzel ve iddialı bulmadım. Ama yürümesi keyifli bir cadde.Burada hemen hemen her mağaza var. Louis Vuitton en büyük mağazası gezilmeye değer.
Eiffel;
  Sonrasında Eiffel'e gittik. Doğrusu bu demir yığınının beni bu kadar etkileyeceğini tahmin edemezdim. Büyük, görkemli, karanlık ve biraz da tüyler ürpertici. İçerseniz asansörle tepesinden Paris'e bakabilirsiniz. Biz üşendiğimiz için yapmadık. Ayrıca Eiffel'de bir de restaurant buluyor. Fiyatlar el yakıyormuş.

Sacre Coeur;
Sacre Coeur Tepesinde ise güzel bir manzara ziyaretçilerini bekliyor. Kilisenin içerisine girmedik çünkü  Vatikan'dan sonra beni etkileyecek bir katedral olacağını pek sanmıyorum. Sacre Coeur Tepesinden hediyelik eşya alabilirsiniz. Biraz ileri yürüdüğünüzde karşınıza Moulin Rouge çıkıyor. Burada sadece geceleri turistik amaçlı eğlenceler düzenleniyor artık. Etrafta bir çok seks shop'lara rastlamak mümkün ve pek tekin bir olduğu söylenemez.
Paris'de Sanat;

Center de Pompidou
Sonrasında rotamızı Center de Pompidou modern sanat galerisine çeviriyoruz. Buranın merdivenleri size bir şey hatırlattı mı? Mango'nun 2011 defilesini yaptığı yer. Cumhurbaşkanı Georges Pompidou tarafından kurulmuş.Sergisi, kütüphanesi ve mimarisiyle oldukça ziyaretçi akınına uğrayan bir yer.Biz oradayken Edvard Munch'un  resim sergisinin yanında modern sanat akımından etkilenerek yarattığı sinema ve fotoğraf çalışmaları da vardı. Edvard Munch'u merak edenler için "The Scream" tablosunu hatırlatmak isterim çünkü çoğumuzun aşına olduğu bir tablodur. 
Contemporary başlığı altında Picasso, Andry Warhol çalışmalarını da görebilirsiniz.Bu arada müzenin üst katında şık bir restorantta bulunmakta. Aklınızda bulunsun.

Cartier Henri Bresson Vakfı;
Evet ünlü fransız fotoğrafçının burada vakfı var. Benim ne yazık ki vaktim olmadığı için gidip göremedim ama bir dahaki sefere ziyaret etmek üzere ajandama ekledim.

Jeu De Paume;
Diane Arbus sergisine gidememek için de ukde kaldı. Gitmeden önce buradaki sergi programına bir bakın derim.

Picasso;
Resim sanatını seven herkesin görmesi gereken bir müze!

Rodin;
Rodin diye yazılır Roden diye okunur. Hepimizin aşina olduğu düşünen adam heykelinin yaratıcısı. Burası gerçekten muhteşem!




Sacre Couer Katedrali
Sacre Couer tepesinden Paris manzarası






Center de Pompidou





Rodin Müzesi

3 yorum:

  1. içimdeki paris aşkını kabarttın kısss:)paramı biriktirip mutlaka gitmeliyim:))

    YanıtlaSil
  2. Çok güzel bir gezi yazısı olmuş :)11. fotoğraf çok güzel, anı yakalamak bu olsa gerek :)Edvard Munch'un tablosu hatırlanmazmı harika...paylaşım için teşekkürler...

    YanıtlaSil
  3. Paris yaa... İlk altı yaşındayken gitmiştim. Daha sonra da 18imde...
    Her daim sevdiğim bir şehir!
    Hep gidilesi, hatta yaşanılası :))

    YanıtlaSil